7
Ara
2012
0

Değişim ve gelişim

Kamu kurumlarında son zamanlarda geçmişin yönetim teknikleri, artık geçerliliğini büyük ölçüde kaybetmiştir. Özelliklede belediyelerde köklü bir değişim ve gelişim süreci yaşanmaktadır. Bu süreçteki değişim ve gelişimin en önemlilerden bir tanesi de belediye yönetiminden belde yönetimine geçiştir. Yani kurum yönetiminden kent yönetimine geçiştir. Bu geçiş, belediyelerin kent yönetiminde güçlü bir kurum olmasını sağlamıştır.

Özellikle kent konseyi, stratejik planlama, ekonomik ve ticaretin geliştirilmesi görevlerinin belediyelere verilmesi çok etkili olmuştur. Buda belediyeleri sadece belde ve belde sakinler inine bir kısım hizmet sunan kurum olmaktan çıkarmış olup, belediyeleri kent yönetimine taşımıştır. Ve böylelikle belediyeler diğer kurumlardan daha farklı ve onları etkileme gücüne sahip olmuştur. Dolayısıyla, geçmişin yönetim teknikleri, artık geçerliliğini büyük ölçüde kaybetmeye başlamıştır. Dolayısıyla, Belediyeler köklü bir geleneğe sahiptirler, ayrıca belediye demek insan demektir.

Toplumda, hiçbir kurum belediye kadar insan hayatına müdahil değildir. Düşünün bir kere sabah uyandığımız andan gece yatağımıza uzandığımız ana kadar belediye hizmetlerinden yararlanırız. Hatta ve hatta 24 saat bile hizmet aldığımız da olmaktadır.

Halkla içice olan belediyelerde, yöneticilerinde halkın talep ve isteklerine önerilerine cevap verebilir nitelikte olması gerekir. Bunun yolu ise mesleki ve teknik yeterliliğin yanı sıra, kişisel olarak ta yeterli olması gerekir. Sosyal olması gerekir.Dolayısıyla, yeni çıkan Belediye kanunlarının en önemli özelliği de, bilgi toplumunun ihtiyaçlarını göz önünde bulundurularak hazırlanmış olmasıdır. Bundan dolayı da belediyeler yeni bir gelişim dalgası ile karşı karşıyadır. Onun için belediyeler toplumdaki değişime uygun olarak yönetilmek zorundadır.

Çünkü toplumun önemli bir kısmı sanayi toplumu niteliğinin ötesine geçerek, bilgi toplumunun özelliklerini göstermeye başladı. Yani toplumda üçüncü gelişim dalgası olarak belirtilen, sanayi toplumundan bilgi toplumuna geçiş yaşanmaktadır. Belediye yöneticilerinin de bu gelişmenin farkına varması, kişisel ve kurumsal gelişime gereken önemi vermesi gerekmektedir. Belediye yöneticileri ve çalışanları mesleki açıdan kendilerini yetiştirirken kişisel açıdan da kendilerini yetiştirmeleri gerekmektedir.

Çünkü dünyada en büyük güç ve sermaye bilgidir. Bilgisiz kişi ve kurumların başarılı olması mümkün değildir. Onun için, bilgi toplumunda başarı, nitelikli bilgi ve nitelikli kişilik ile mümkündür. . Böyle gelmiş böyle gitmemelidir. Artık belediye yönetiminde olsun kent yönetiminde olsun, körler sağırlar birilerini ağırlar oyunu sona ermiştir.

Değişim ve gelişimin gerisinde kalan kişi ve kurumların yok olmaya mahkûm oldukları da iyi bilinmelidirUnutulmamalıdır ki, insanların en hayırlısı, insanlara en fazla hizmet edendir. Görülmeyeni görmek, olmayanı, yapılmayanı yapmak için kolları sıvayıp, projeleri halkın hizmetine sunmak ve halkın yönetime katılımını sağlayarak, vatan taşın her şeyin en iyisine layık olduğu bilincinde hareket edilmelidir. Bu duygu ve düşünceyle her şey gönlünüzce olsun kalın salıklıca.