7
Ara
2012
0

Kadınlar günü

Dünyada kadınlar ilk kez haklarını kazanmak için bin sekiz yüz yıllarında mücadeleye başlar. Bu mücadele yaklaşık yüz yıl sürer ama hiçbir şey elde edemezler. En son çare olarak bin dokuz yüz sekiz yılında Amerika Birleşik Devletinde bir tekstil fabrikasında çalışan kadınlar daha iyi çalışma koşulları, emeklerinin karşılığında hak ettikleri ücret ve daha iyi yaşam için greve giderler. Ancak patronlar bu greve zalim bir şekilde müdahale ederler.

Greve gidenlerin binasının kapısı kilitlenir. Patronlar bu grevin başka fabrikalara sıçramasını engellemek için, kapılar kilitlenmiş iken fabrikanın etrafına barikatlar kurmuştur. Ama ne yazık ki fabrikada yangın çıkar. Yüz yirmi dokuz çalışan kadın yanarak kül olur. Elli dokuz kadın ise yaralı olarak kurtulur. Kadınların yapmış olduğu bu mücadelenin temelinde; Seçme ve seçilme hakkı, günün koşullarına göre ücretlerinin yeniden belirlenmesi, haksızlıkların ortadan kaldırılması, daha iyi koşullarda yaşam ve çalışma hakkını elde edebilme mücadelesi yatmaktadır.

Daha sonra bin dokuz yüz yirmi bir yılında Moskova da uluslar arası kadın konferansında, emekçi kadınlar günü olarak kutlanan sekiz Mart, bin dokuz yüz yetmiş beş yılında daha yaygın bir şekilde kutlanarak sokağa taşmıştır.

1977 yılında Birleşmiş Milletler Kurulu sekiz Mart Dünya Kadınlar günü olarak kutlanmasını kabul etmiştir. Ülkemizde sekiz Mart Dünya kadınlar günü bin dokuz yüz seksen seksen dört yılları arasında kutlanmamış ama daha sonra kutlanılmaya başlanmıştır. Ancak, sekiz mart dünya kadınlar günü bu zamana kadar nasıl kutlandı ise, aynı şekilde bu yılda kutlanmıştır. Her yıl yapılan bu yapmacık ve yüzeysel kutlamalar kadınlarımızın hak arama mücadelesine katkısı olmamaktadır.

Dünyada yapılan işlerin üçte ikisini yapan kadınların bu zamana kadar haklarını alamadıkları gibi bundan sonrada böyle giderse zor olacağı gözükmektedir. İşte önümüzdeki yerel seçimlerde yeteri kadar seçilme hakkı verilmeyişi de buna örnektir. Yine bu zamana kadar olduğu gibi, bu yılda kadınların günü mesajla, çiçekle, eğlence ve etkinliler yapmak suretiyle yapmacık kutlamalarla geçiştirilmiştir. Böyle yüzeysel ve yapmacık kutlamalarla kadınların haklarını elde etmesi konusunda mesafe alınabileceğini düşünmüyorum.

Sekiz mart dünya kadınlar günü olduğu gibi çalışan kadınlarında bayramı olmalı. Çalışan kadınlar o gün izinli sayılmalı ve bayram ücreti verilmelidir. Nüfusu elli binin üzerinde olan belediyeler kadın sığınma evleri açmaları belediyelerin görev ve sorumluluğundadır. İşte bu konuda sorumlulukları bulunan kişi ve kurumların sorumluluklarını yerine getirebildikleri oranında kadınlar haklarını elde etmiş olacaklardır.

Bakınız, Peygamber Efendimiz ümmetine ne söylemiş. “Kadınların haklarını gözetmenizi ve bu hususta Allah tan korkmanızı tavsiye ederim. Siz kadınları Allah emaneti olarak aldınız. Sizin kadınlar üzerinde hakkınız olduğu gibi kadınlarında sizin üzerinizde hakları vardır.” İşte kadınlarla ilgili konunun özeti burada yatmaktadır. Kadınlar günü beyinlerde iz bırakacak, anlamına uygun ve hak ettikleri yer verilmelidir diye düşüyorum. Bu duygularla her şey gönlünüzce olsun kalın sağlıcakla. 08.03.2009